İnsanın boş vakti olmaz, dışardan gelen etkilere karşı korunmuş vakti olur.
İslam düşüncesinde zaman, insanın en kıymetli emanetlerinden biri kabul edilir; “asr”a yemin eden Kur’an (Asr Suresi) bunun en çarpıcı örneğidir.
Bu bağlamda “boş vakit” anlayışı, insanın yaratılış gayesiyle bağdaşmaz; her an ya kulluğa ya da gaflete açılır.
Tasavvuf geleneğinde de “hal” bilinci, kişinin zamanını dış tesirlerden koruyarak içsel tefekküre, zikre ve salih amellere yöneltmesini öğütler.
Dolayısıyla vakit, dış etkilerden korunarak Allah’a yaklaşma fırsatı haline geldiğinde değer kazanır; korunmamış vakit ise insanı içsel dağınıklığa ve dünyevi dağılmaya sürükler.