Sarıkamış Muharebesi’nde esir alınan Edirneli asker Mehmet Onbaşı’nın, Sibirya, Çin, Japonya, Hindiçin ve Hindistan esir kamplarından kaçarak başlattığı inanılmaz macerası ve sonunda Cemal Paşa ile karşılaşmasının hikayesi.
Kâbil’de bir gün Polis Müdürü yani Emirülasas Cemal Paşa’ya geldi. Efendim, dedi, hapishanede bir deli var, sizin burada olduğunuzu nasılsa duymuş, ben Cemal Paşa’yı göreceğim, beni onun yanına götürün diye bağırıp duruyor. Kaç gündür, ne kadar dövdükse, ettikse para etmiyor. Bu adamla başımız derde girdi.
Cemal Paşa sordu:
Kim imiş bu adam?
Bilmiyoruz ki. Türk’üm diyor, Hindistan’dan bizim hududu geçerken yakaladık. Elinde hiçbir vesikası yok. Türküm, Cemal Paşa’yı göreceğim, diye bağırmaktan başka bir şey dediği yok.
Cemal Paşa:
Getirin onu buraya, dedi.
Ve biraz sonra perişan kıyafetli bir adam Cemal Paşa’nın karşısında mükemmel bir talim ve terbiye görmüş bir asker gibi dimdik selam durdu.
Paşa sordu:
Adın ne senin?
Mehmet
Türk müsün sen?
Evet, Paşam Türküm!
Nerelisin?
Edirneli
Burada ne arıyorsun?
Bilmem kaçıncı topçu alayının nalbant obaşısı Mehmet, o zaman Paşa’ya başından geçenleri anlattı.
Bu zavallı Türk neferinin başından geçen macerayı hep hayret ve teessürle dinledik. Meger Mehmet Onbaşı Sarıkamış’ta esir olduktan sonra Sibirya’dan kaçmış Çin’e gitmiş. Oradan Japonya’ya giderken Japonlar yakalamışlar bir yolunu bularak oradan da kaçmış. Bu sefer Hindiçini’de Fransızların eline geçmiş. Bu yeni mahbesinden de kaçarken İngilizlerin eline düşmüş, Hindistan’da bir müddet mahpus kalmış, nihayet oradan da kurtulmuş ve bu defa Afganistan’a geçerken yine yakalanmış…
Haritayı gözünüzün önüne getiriniz. Edirne neresi ve buraları neresi…
Cemal Paşa gözleri yaşararak Mehmet Obaşı’yı okşadı ve onu derhal serbest bıraktırarak süvari alayına nalbant onbaşısı yaptı.