“İzlediklerim” adlı serinin bir sonraki programı olan “Zevk-i Tahattur” programı hakkında bilgiler paylaşacağım. MyMecra‘de yayınlanan Serdar Tuncer’in moderetörlüğünde Saadettin Ökten ile gerçekleştirdikleri sohbet. Saadettin Ökte, 1942 yılında İstanbul’da doğmuş ve çocukluğunu İslam medeniyetinin Osmanlı yorumunun son temsilcileriyle yaşamış. Bu programda kendi çocukluğunu ve babası Celaleddin Ökten’in hayatını ve çevresini anlatıyor. Babasının kitaba, yazıya ve ilme olan tutkusunu, Ramazan geleneklerini ve yazlıkta geçirdikleri zamanları anlatan Ökten, o zamanların yaşama biçimini ve değerlerini günümüze taşıyor.
Notlar
“Zevk-i Tahattur” programını izlerken aldığım birkaç notu sizinle paylaşmak istiyorum.
- İsyanınız bile ölçülü olsun.
- 1950 öncesi İstanbul’da statik ve durağan bir hayat ile karşılaşılmaktadır.
- Ezanın Türkçe okunduğu dönemde, hutbeler bir kaç cümle ile bitirilir. İslama dair bilgiler verilmekten kaçınılmaktadır. Derin islami bilgiler aile arasında, özel muhitlerde ve sohbet halkalarında dile getirilir.
- Kitap okumanın bir adabı vardır. Kenarları karalamadan, temiz tutulur ve masada okunur. İçinde ilim olduğu için saygı gösterilir.
- Her şeyim bir bedeli vardır. Bedelsiz bir şey yoktur.
- Eski İstanbul, taksimdeki tramvayların iki çeşit idi, kırmızı olan tramvay daha pahalı, yeşil ise daha ucuzdu.
- İslam’ın huzur ve sekinet halini bulan insanlar gibi arayanlar insanlarda vardır.
- Sürekli ikaz, ikazın tesirini azaltır.
- Önce vücudunuz sonra aklınınız en son kalbiniz bir biçim kazanıyor.
- Demokrasi üç yere giremez. Mektebe, camiye ve kışlaya giremez. Mektepte otorite ilimdir.
- Çocuk yetiştirirken asla yalan söylemiyeceksin. Bir iki yalandan sonra çocuklar anlar ve tesir ortadan kalkar. Annenin vermesi gereken edep ile babanın vermesi gerekenleri birbirine karıştırmayacaksın. Yaşına göre eğitim ve sorumluluklar vereceksin. Süreki ikazda bulunmayacaksın. Güzel bir ortam sunarak, diğer kendini yetiştirmiş insanlardan görgü, sebep eğitimi almasını sağlayacaksın. Küçük yaşta diğer insanlara hizmet etmeyi öğreteceksin.
- İnsan mukayese yapan mahluktur.
- Ölüm ve kabir ziyaretleri size yeni bir istikamet veriyor. Hayata farklı çerçevelerden bakma fırsatı sunuyor. Hayatın bir bütün olduğumu görüyorsunuz.
- Ahşap ev gıcırdar sizinle konuşur.
- Tehlikeli sularda ben dememeyi öğreneceksiniz. Ben dememeyi öğrendikçe muhabbet ortaya çıkıyor.
- Yalın rüyalar net görülür, üzerinde tortu yoktur. Firavun rüyaları karışık rüyalardır, tabire muhtaçtır.
- Bakışa göre hayat değişir.
- Çocuğa küçük yaşta şükür duygusunu anlatacaksın, yaşayarak göstereceksiniz. Şükür duygusu kalbinizde olacak, dilinizde değil. Ben bir vesileyim, sebep değilim.
- Önce varlık, taklit ile başlar. Kimi taklit edeceksin o mühim bir meseledir.
- Mahrumiyetin içinde bile olsan, muhabbet sizi sarıp sarmalayabilir.
- Muhabbet zırhı ile kuşanın hayatı kolay geçiyor.
- Kanlıcanın ihtiyarları Osmanlı’nın son neslidir. Yeni cumhuriyette kanlıcada gözden uzakta yaşan kişilere denilmektedir.
- Harp öncesi İstanbul statik durağan bir yaşam hakimdi. Yazları adalarda zaman geçirilirdi.
- Darüşşafaka yetimlerinde öğretim gördüğü bir yerdi. Zamanın eski hocaları yazın evleri olmayan öğrencileri ziyaret eder, müşkülleri varda giderirdi.
- Güzel zamanları olduğu, güzel inssanlrın yaşadığı ve güzel hallerin olduğu dönemler var/dı/dır. O zamanın insanı tevekkül ve muhabbet yüzlerine inşa etmişlerdi.
- Tevekkül ve kanaat beraberdir.
- Hâl saridir. Örnek insanları görmeye ve onların halinden faydanılmalıdır.
- Parayı cüzdanına, aklını başına, aşkını gönlüne koy. Bunları birbirine karıştırma.
- Mevki ve makamlar arasında fark muhabbet ile kaybolur.
- Sözü insan söyler, tesirini Allah halk eder.
- Kanaat önderliği sadece fikirde değil, eylemde, gönülde ve kalpte görülmelidir.
- Yalnız değilsiniz, hiçbir zaman yalnız kalmayacaksınız.
- Küreselcilerin sizi koyduğu dar kalıplar hem zihnen hem de kalben çıkın.
- Kalbiniz muhabbeti tatsın.
- Yapmak kadar, yapmamakta insanı özgürleştirir.
- Her zaman özgürlük size mutluluk getirmez.
- İnsan iç güdüleri olması hasebiyle çok kolay motive edilebilir. Bu yüzden küreselciler insanın iç gücüleriyle hareket etmesini istemektedir.
- Öfkem yerimde, gayretim yok.
- Sözün canı vardır. Kötü şeyler söyleme, daima iyi şeyler söyle.
- Unutmak şifa, hatırlamak nimettir.
- Hüznün kıymetini bilin.
- O, kalbe düşürürse olur.
- Kişi refikinden azar.
- Sünnete riayet edin!
- Kalben ve dinen Osmanlı’nın kurduğu sosyal düzende yaşamak gerekiyor.
- Güzele bakmak sevaptır. Güzel tektir.
- Biçimler değişir, değerler bizi ifade eder.
- Kuranı Kerim Mekkede nazil oldu, kahirede okundu, istanbulda yazıldı.
- Sonbaharın fenanın başlangıcıdır.
- Kalbin bir zamanı vardır, onun saate ihtiyacı yoktur güzel bir ana ihtiyacı vardır.
- Cami süslenmez, tenzil edilir.
- Caminin zineti, cami cemaatidir.
- Belli yapıların simgesel anlamları vardır.
- Modernite sizin içinize girer ve her şeye karışır.
- Kime boyun büktüğünüz çok önemlidir.
- Rüya kuşun ağzındaki kader gibidir. Tabir edildiği anda kuş ağzını açar ve kader yer yüzüne düşer.
Bir sonraki “Dinle Neyden” programı hakkında bilgi paylaşacağım. Beklemede kalın.